2 Mart 2013 Cumartesi

KÜÇÜK DOKUNUŞLAR :)

             Güzel bir cumartesi gününden merhabaaaa :) burada hava çok güzeldi bugun  çok sıcak değildi belki ama pırıl pırıl bir güneş vardı insanın içini ısıtır cinsten .Bir ara gezmeyi çok istedim ama ofiste olduğum için çıkamadım dışarı malesef .Biraz kitap okudum yeni başladığım kitap bitmek üzere sanırım 80 veya 90 sayfası kaldı belki bugün bitirebilirim .Bitirince onuda paylaşırım seninle :) ama bugün başka bişeyi paylaşmaya geldim .Ben üzerinde reklam yazısı olan şeyleri kullanmayı sevmiyorum ama illaki böyle şeyler geçiyor hepimizin eline ...benimde sepet tarzı birşeyim vardı babama seneler evvel eczaneden vermişlerdi o zaman çok modaydı büyükleri falanda vardı ama babamın bana getirdiği kalemlikvari minik birşeydi .Bir dönem bana kalemlik yaptı sonra bir köşede unutuldu geçenlerde elime geçti iyiki atmamışım dedim aldım üzerine keçeyle ufak bir dokunuş yaptım ve masama koydum şimdi içine tokalarımı koyuyorum çokta şirin oldu severek kullanıyorum :)))

               kendiside burada ...her iki tarafına başka şekilde yaptım papatyayı ama iki papatyalı kısmı daha çok seviyorum .
               kendine iyi bak mutlu hafta sonları dilerim :)








































 


















1 Mart 2013 Cuma

TURUNCULU BİŞİLER SICACIK YAZ GİBİ :)

             Günayyyydınnn hava çok kapalı benimde canım sıkıldı böyle havalarda üzerime hep bir hüzün çöker ya çayımı  alıp bir kitaba başlarım yada uyurum tabiki yazı yazmakta çok iyi gelir ... bende post yazayım bari dedim postlarımı çok okuyan yok çünkü çok tanınan çok iyi şeyler yapan bir blogger değilim şuanda ama ben post hazırlarken mutlu oluyorum buda bana yetiyor :))) hafta sonu bolca resim çektim birde kitap ayracı görmüştüm pembe camekan'ın blogunda bende aynısını yapacaktım sonra aklıma başka bir fikir geldi kitaplarım çiçek açsın istedim :) iki tane yaptım birini sonradan yaptığım için onun resmi mevcut değil şuanda fakat olanları paylaşayım seninle .Yalnız çok kullanışlı olduğunu söyleyemem kitabın dış kapagına güzel oluyor ama ince keçe ile yaptığım için kitabın iç sayfalarında pek güzel durmadı birde çabuk çıkıyor  ama yinede şirin oldu kalın keçe ile de denemek gerek ...keçenin yerine göre kullanımı çok önemli çünkü bazen istediğiniz şekil ince keçeyle hoş duruyor boyutlu oluyor bazende aynı şey kalın keçe için geçerli oluyor .Mesela kalın keçe ile gül gibi katmanlı bir çiçek yapılmıyor ama papatya gibi düz çiçekler kalın keçe ile hem kolay hemde boyutlu yapılabiliyor.
              Neyse ben sana içini ısıtacak güneş gibi bol turunculusundan  resimler göstereyim şimdi :) İYİ SEYİRLER :))



yukarıda kitabın köşesindeki yaptığım ayraç :)






AHMET ÜMİT en sevdiğim yazarlardan :))



bunlarda kuruttuğum portakal kabukları ama çok seviyorum kendilerini :)







yukarıdaki boncukta kimi zaman kolye ama çoğu zaman bileklik olarak kullandığım çok sevdiğim bir hediye :))












ve annemin bana senin gibi gonca bunlarda diyerek getirdiği ve kuruttuğum minik güllerim :))








HERKESE MUTLU GÜNLER EFENDİM :)))

28 Şubat 2013 Perşembe

SENİN İÇİN BİN TANEDE OLSA YAKALARIM ....

Evetttt ben geldim efendim yine :) Yeni bitirdiğim kitabı anlatmaya geldim .İlk defa sıcağı sıcağına bir kitap postu hazırlıyorum .Sırada bekleyen öyle çok kitap var ki okudum ama paylaşmak bir türlü nasip olmadı en kısa zamanda onlarıda paylaşıcam inşallah .
Çok iyi bir okur değilim ama çok vasatta değilim çünkü kitaplarım gerçekten en iyi arkadaşlarım .Kitaplar benim için çok farklı yeni bir yaşam  taze bir yolculuk yepyeni bir ben gibi :))
Bu kez  başlayıpta biten yolculuğumun adı UÇURMA AVCISI .
Beni bir anda sarıp göz açıp kapayıncaya kadar kendimi 50. sayfasında bulduğum 440 sayfalık bir çoksatanlar kitabı .Afganistanlı Khaled Hosseını isimli yazarın doğduğu topraklara sıla_i rahimi gibi bir kitap. Günce gibi bir tarzı var .Yazar çocukluktan başlayarak belirli bir döneme kadar yaşanılanları anlatmış .Uslubu yalın ve sadeydi belkide bu yüzden çabuk çekti beni içine sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz . Bir çocuk gibi masum ve içten yazılmış kitap .
Ve savaş okurken bile dehşeti , nefreti sarsıntıyla hissediyorsunuz kim bilir yaşamak ne büyük cehennemdir .Hani kurtulabilen öldü kurtuldu diyorya Alper  parçasında onun gibi bazen ölmek kurtulmak belkide çünkü savaş ortamında sağ kalan çocuk ve kadınların durumu ,gördükleri cinsel taciz aşagılanmalar yurtlarından götürülüp satılmaları öyle kötüki :(( Okurken bile kasıldım ben avuçlarım terledi sinirlendim kapattım kitabı öyle sayfalarda ...
Birde toplumda yaşanan meşru ve gayrimeşru  ilişkilerle bunlardan dünyaya gelen masum ama toplumsal açıdan kirli insan yavruları !! Ah Hasan ,ah ....
Vee Emir büyüyüpte  aşık olduğu bölüm Süreyya ile evlenene kadar her gecenin artık şeb_i yelda oluşu ayyyyyy ne de tatlıydı ya ...Emir'e aşık oldum diyebilirim :))) neyse benden bu kadar daha çok şey yazarım ama okumana gerek kalmaz bu sefer :))
Ah ah ben çoookkkk beğendim yazarın diğer kitabıda kitaplığımda en kısa zamanda okunmayı bekliyor .
Emeğine ,yüreğine ,ağzına ,kalemine sağlık sevgili yazarım :))eeeee artık okumadıysan sanada iyi okumalar :))






''Çocuklar boyama kitabı değildir.Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın .''(sayfa 26)

''Süreyya. Bitpazarında bulduğum prensesim .Yeldamın sonunda doğan güneş .'' (sayfa 172) ahhhh nede şirin ya :)

''Beyninde iblisler at koştururken ,algı yeteneğin bir lüks olup çıkar .'' (sayfa 422)
bunlarda altını çizdiğim bir kaç cümleden ....


25 Şubat 2013 Pazartesi

PRAKTİKER EVİMİZE DEĞER :))

           Günaydınnn ben geldim geçen hafta pazar havalimanından dönüşte praktikeri gezmiş ama post hazırlamak için zaman ve zeminim bir türlü uygun olmamıştı. Onu paylaşmaya geldim şimdi seninle .Belki Sivas'ta olupta gezemeyen birileri vardır hala.Açılalı çok olmadı zaten .Ev ile alakalı ne kadar şey varsa bulmak mümkün kapıdan, zemin döşemelerine, koltuklardan, halılara ve küçük ev gereçlerine kadar pek çok şey var. İkea ve tekzen gibi ,gerçi Sivas'ta henüz bir ikea yok ama neyse tekzen var Vatan Computer'ın alt kısmında gezmek istersen şirince bir yer orasıda ben ara ara gidip geziyorum :))
          Geleyim Praktiker'e umduğumdan küçüktü öyle çok çeşit yok ama aman amanda kötü olmamış bir emek ve maddi harcama var nitekim ucunda.Ben aydınlatmaları ve kanvas tabloları çok beğendim bide bolca duşa kabin vardı o kalmış aklımda haaa birde resmini çekmedim ama boya standıda var polisanın evdeki bazı şeyleri boyamayı düşünmeme rağman bir türlü boyalara bakamayanda bir ben varım galiba :)))
          Hadi elemanların garip bakışlarına mazur kalarak çektiğim fotolara geçelim ...Napayım onlara tazecik bir blogger olduğumu söyleyemedim :)))bu arada resimlerin bazıları çok kötü makinamın zoom ayarı sanırım bozulmuş yakınlaştırınca odaklanamıyor :( en kısa zamanda bir profum olur inşallah daha güzel resimler çekebilirim bende :)


bu kutulara bayılıyorum bende de siyah ve kırmızısı var bunların :)

bunlarda teneke kutu insan kutu hastası olunca benim gibi ilk kutular dikkatinizi çeker ..

bu benim bücürüğüm burdaki tepkisine öyle gülmüştüm ki çok tatlıydı ablaaaaaaa bak bak  bu duşakabinin saunası varrr dedi hemen de girip oturdu içine :))

bu kanepeye çift kanepesi diyorum ben :)


bu lambaya bayıldım ya o an param olsa hiç düşünmezdim ...ama alamadım tabi cüzdanım yoktu yanımda ...

bunada annem bayıldı en çok beğenilen modelmiş zaten ...










aaaa boyalarda arkada görünmüş :)

ayyyyyyy öyle güzel arabalı modeller vardıki anlatamam :) 

bunuda babacıkla ben çok beğendik lavabosunu ..




renkleri daha canlıydı tabi bunun ...


bunlara bayıldım görür görmez tam benim yaşam tarzım rengarenk :)  bide yanar döner bunlar ...

bu Vespayada öldüm desem yeri yani bulunduğu sokak kapının rengi eee birde vespa pembe olursa ...daha ne olsun ama benim çektiğim resim pek güzel değil tabi :/






bunlardan alıcam çokkkk uzun zamandır gözüm var bu şişelerde ...

bu ürünüde süraki olarak değilde vazo olarak kullanmak daha makul bence :))





hadi bakalım benden bu kadar ...artık sanada iyi gezmeler .....